Antarktika için akademik merkez kuruldu

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kutup Araştırmaları Merkezi, Kuzey (Arktik) ve Güney (Antarktik) kutup bölgelerinin geleceği hakkında Türkiye’nin söz sahibi olması için bilimsel çalışmalar yapacak.

Yerküre için önemi her geçen gün daha çok anlaşılan Antarktika kıtasına Türkiye’nin kurması planlanan bilim üssü için sürdürülen çalışmalar kapsamında İTÜ’de Kutup Araştırmaları Merkezi kuruldu.

Merkez, her iki kutup bölgesinde okyanus ve deniz bilimleri konularında bilimsel araştırmalar yapılmasını amaçlıyor. ODTÜ, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Dokuz Eylül Antarktika için akademik merkez kurulduÜniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ile TÜBİTAK gibi kurumlardan bilim insanlarının bulunduğu Türk Arktik ve Antarktik Araştırmaları Ulusal Bilimsel Danışma Kurulu’nun da destek olacağı merkezde yeni araştırmacıların yetiştirilmesi de planlanıyor.

Merkez, Antarktika Kıtası Uluslararası Konsorsiyumuna Türkiye’nin katılımı ve söz sahibi olması için çalışmalar yapacak. Kutup bölgelerinin geleceği hakkında Türkiye’nin söz sahibi olması için çalışmalar gerçekleştirecek olan Merkez, İTÜ ve Türkiye’deki diğer üniversite araştırmacıları ile konuyla ilgili ulusal ve uluslararası bilim ve otorite kuruluşlar arasında koordinasyon görevi üstelenecek. Merkez, Türkiye’de Arktik ve Antarktik bilimsel araştırmaları yapan üniversitelerle işbirliği, hali hazırdaki işbirliklerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için de çalışmalar yapacak.
Diğer ülkeler ile ortak çalışmalar yaparak Arktik ve Antarktik Bölgelerinde, doğa bilimleri odaklı araştırmalar ile yeni teknolojilerin oluşturulmasına ve bilimsel yöntemlerin geliştirilmesine yönelik faaliyetlerde bulunacak olan Merkez, Antarktika Kıtasında bilim istasyonu kurulması ve bilim gemisi için çalışmalar yapacak ve ilgili kurum ve kuruluşlara rapor sunacak.

Merkez Antarktika Kıtası üzerinde Türkiye’ye ait bir bilim istasyonu kurulumu ve sonrasında bilim amaçlı işletilmesi konusunda çalışmalar yapacak. Türk Bayrağı taşıyan, aynı zamanda bilim insanlarının Türkiye’den kıtaya taşınması esnasında uluslararası sularda bilimsel veri toplamak için hizmet verebilecek bir araştırma gemisi üzerinde çalışacak olan Merkez konuyla ilgili projeler hazırlayacak.

Kutup Araştırma Merkezi, Arktik bölgesinde gemilerin seyri için yeni açılan rotaların kullanımı konusunda söz hakkı olan konseye Türkiye’nin katılımı, ayrıca Türkiye’nin hem Arktik, hem de Antarktik bölgesindeki karar mekanizmalarının içinde bulunmasını sağlamak ve prestijini arttırmak için araştırmalar yapacak. Arktik ve Antarktik bölgelerine yönelik, küresel ısınma konulu ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara ve toplantılara katılacak olan Kutup Merkezi, uluslararası yayınları takip ederken dünyanın değişen ve değişmekte olan iklimi üzerinde Türk bilim insanlarının kutup bölgeleri hedefli çalışmalar ve aktiviteler yapabilmesine ortam sağlayabilecek bir altyapı oluşturacak. Arktik ve Antarktik Bölgelerinde doğa bilimleri çalışmaları hakkında toplumun bilgilendirilmesine yönelik eğitim faaliyetlerinde bulunacak olan Merkez’in bir de binası olacak.

‘Söz sahibi olacağız’

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Burcu Özsoy Çiçek, “Kutup bölgelerinin geleceği hakkında ülkemizin söz sahibi olması için çalışmalar yapacağız. Antarktika Kıtası Uluslararası Konsorsiyumu’na Türkiye de katılmalı. Antarktika üzerinde Türkiye’ye ait bir bilim istasyonu kurulumu için çabalayacağız. Türk bayrağı taşıyan bir kutup gemimiz olmalı. Bu gemi bilim insanlarını Türkiye’den kıtaya taşırken uluslararası sularda bilimsel veri toplamak için hizmet verecek. Uluslararası SCAR’a (Scientific Committee on Antarctic Research) üye olmamız da hedeflerimiz arasında. Merkezimizde denizcilik, enerji, savunma, kalkınma, havacılık, uzay, bilim ve teknoloji konularında çalışmalar yapacağız” dedi.

Halen buzul kıta üzerinde çalışma yapan tek Türk bilim insanı olan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk ise, yoğun kar fırtınası nedeniyle üste kaldıklarını ve arazi çalışmaları yapamadıklarını belirtti. 15 Şubat’ta tekrar Güney Okyanusu’na açılacağını belirten Öztürk, “İklim değişikliği, biyoçeşitlilik ve deniz koruma alanları ile akıntı rejimi konusunda veri toplayacağız. Küresel olarak söz sahibi olmak istiyorsak mutlaka buzul kıtada üs kurmalıyız” dedi.

Kaynak: Deniz Haber Ajansı