Minerallerin Türk Kraliçesi

Antarktika’da iki yeni mineral keşfiyle dünya literatürüne giren, Hollanda’da 9 yılın en başarılı, Avrupa’da yılın en başarılı Türk kadını seçilen Dr. Elif Genceli Güner, gururunu Hürriyet’e anlattı.

GEÇEN hafta Mersin’de, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde düzenlenen Türk Arktik ve Antarktik Araştırma Programı’nda (TUARK) sunumuyla dikkat çeken biliminsanlarından biri de kimya mühendisi Dr. Elif Genceli Güner’di. Türk Antarktika Kutup Araştırma Geliştirme ve Eğitim Merkezi yönetim kurulu üyesi Genceli Güner, Antarktika’da 2 yeni mineral keşfiyle literatüre girdi. İlk buluşu ‘Meridianiite’yi kristal yapısının 171 yıldır yanlış bilindiğini ortaya çıkarıp düzelten Genceli, laboratuvardan fırlayıp Arşimet gibi “Buldum, buldum” diye çığlık attığı o günü ve akademik hayatını anlattı: “Severek okudum kimya mühendisliğini, birincilikle girmiştim. Asistan oldum, TÜBİTAK projesinde Sofya’ya gittim. Kristalizasyon konusuna kaydım sonra. Hollanda’dan doktora teklifi geldi. Düşük sıcaklıkta buzu, suyu, tuzu daha ucuza kristalize ediyorum. Doktoram deniz suyundan su kazanma üzerineydi. Hollanda Ekonomi Bakanlığı 2008-2009’da en başarılı doktora seçti çalışmamı. Jüri kadın olduğumu anlamamış. Şaşırdılar, ilk kez bir kadın almış o ödülü.”

KAYISI ÇEKİRDEĞİNDEN KARBON FIBER

“Akademisyen bir aileden geliyorum. Babam İTÜ’de makine bölümünde profesördü, annem psikolog. Babam küçüklüğümüzden beri toplantılara götürür, hep belgesel izletirdi. Severek okudum kimya mühendisliğini, birincilikle girmiştim. Asistan oldum, TÜBİTAK projesinde Sofya’ya gittim. Orada kayısı çekirdeğinden, çekirdek katranından karbon fiber üretiyorduk. Türkiye’de de var kayısı, değerlendirelim istedim. Karbon fiber dayanıklı malzeme yapımında kullanılıyor. Kristalizasyon konusuna kaydım sonra. Hollandalı bir ekipten doktora teklifi geldi. Deft üniversitesi Dünyada endüstriyel kristalizasyonda önemli bir yere sahip. Kristalizasyon, ayırma teknolojilerinden bir tanesi, sanayilerin bir takım sorunları oluyor, sorun çözücü yeni teknolojiler geliştiriyorlar. DOKTORASI DENİZ

SUYUNU KAZANMA ÜZERİNE

Düşük sıcaklıkta kristalizasyon yapıyorum, daha ucuza buzu, suyu, tuzu kristallendirebiliyorum. Doktoram deniz suyundan suyu nasıl kazanırız üzerineydi. Daha çok çevreye yönelik. Hollanda Ekonomi Bakanlığı 2008-2009 yıllarında yapılmış en başarılı doktorası seçti çalışmamı. Bakandan aldım ödülümü. Beni seçerken jüri, bayan mı erkek mi olduğumu anlamamış, yabancıyım ya. Oraya gittiğimde çok şaşırdılar, aa bayanmış dediler, ilk kez bir bayan almış o ödülü. Benim çalıştığım bölümde yüzde 5’i geçmiyor kadın oranı, ağır bir bölüm.

BİLİMSEL YANLIŞI 171 YIL SONRA DÜZELTTİ

Bende merak var. Bir gün solüsyonum geldi, yapıyorum yapıyorum kristaller olmuyor. Aynı çalışma şartlarında. Şunun kompozisyonuna bakayım dedim, bir mineral fazlalığı var. Düşük sıcaklıkta çalışmak zor, kimse bakmamış geçen sürede. Onca yıl 12 kabul edilmiş, ben 11 olduğunu buldum. Her yere mailler attım, ben mineral buldum diye. Kristal mineroloji derneği başkanı, ‘doğada bulman gerekiyor’ dedi. Japonlara mail attım, yıl 2007. Ocak’ta seminerleri varmış, ilk konuşmacı olarak beni çıkardılar. Hokkaido’da, eksi 20 derece. Oraya 5 günlüğüne gittim, 5 hafta yaşadım.

HOCASININ İSMİNİ VERDİ

Binlerce kristale tek tek baktım, Mart ayında buldum. Dışarıda Japon arkadaşlar var. Akdenizliler gibi değiller, arada duvar var. Ben nasıl mutluyum ama, dışarıya çıktım, açtım kapıyı, oradaki arkadaşa sarıldım. Buldum diye sevinç çığlığı atıyorum. Akşam yemekte pasta kestiler, herkes gülüyor. Hollanda Bilimler Akademisi’nin çok prestijli bursunu kazandım, 250 bin Avroluk. 2. minerali de o bursla çalışırken buldum. İkinciyi bulmam, birincinin tesadüf olmadığını gösterdi. Ya bulduğunuz yörenin ismi, ya da bir mineralciyi onurlandırmak için isim verebiliyorsunuz. Hocamın ismini verdim o minerale; ‘Ernstburkeite’. Yeni mineraller peşindeyim. Düşük sıcaklıkta, kristal yapılarına bakıyorum. Onlar bir buzdolabı gibi hepsi saklanıyorlar Antarktika’da. Onlara bakmak çok güzel. İnşallah bir gün orada üssümüz olduğunda biz de buzulları inceleme imkanı buluruz.”

TAM BİR ÖDÜL ŞAMPİYONU

İTÜ Kimya Mühendisliği Öğretim Üyesi, 3 yaşında bir kız çocuğu annesi Elif’in başarı skalası:
– 2008’de Delft Teknik Üniversitesi’nden onur derecesi ile doktor oldu.
– 2009’da TOYP-Türkiye’nin On Başarılı Genci Yarışması’nda ‘Bilimsel Önderlik’ dalında birinci oldu. Aynı yıl En Başarılı Doktora Tez Çalışması Ödülü’nü kazandı.
– Doktorası Hollanda’da enerji dalında en başarılı tez oldu. (2008-2009)
– 2010’da bilim ve teknolojide Hollanda’nın en başarılı kadını, 2013’te Brüksel’de “Avrupa’da Yılın Türk Kadını” seçildi.
– “Ernstburkeite” adını verdiği ikinci mineral keşfiyle tekrar literatüre girdi.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/27592285.asp

Bir Cevap Yazın