Neden Antarktika?

Sorunun yanıtı, Türkiye’de deniz araştırmaları ve canlı türlerinin geleceği konusunda araştırmalarıyla tanınan Profesör Bayram Öztürk’ün kitabında. Dört ay soğuk kıtada yaşayan Öztürk, Türkiye’nin prestiji için Antarktika’da bilim üssü açması gerektiğine dikkat çekiyor.

Efsanevi bir kıta. Tam tamına 14,4 milyon kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip. Neredeyse Afrika’nın yarısı büyüklüğünde. Antarktika, Dünya var olduğundan bu yana masumiyetini ve doğallığını koruyor. Sadece buzullar ve canlılardan ibaret değil. Doğal kaynaklar açısından da zengin. Suları dünyanın en verimli canlı rezervine sahip. Üzerinde ülke bulunmayan tek kıta. Kıyılarda araştırma üsleri bulunuyor…

Türkiye’deki bilim insanları yıllardır, Antarktika’nın önemine vurgu yapıyor. Türkiye’nin henüz bir bilim üssü yok. Araştırma istasyonu tartışmalarının 20 yıllık geçmişi var. Bilim insanlarının ısrarı, iki yıl önce yani 2013 yılında devlet nezdinde karşılık buldu ve Ulaştırma Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye’nin 2015’te Antarktika’da üs kuran 30. ülke olması plânlandı. Bu aynı zamanda ‘devletin resmi projesi’ olduğunun tescili anlamındaydı.

2014 yılında ilk adım atıldı. Dışişleri Bakanlığınca ‘Antarktika Antlaşması Çevre Koruma Protokolüne Katılımımızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’ hazırlandı.

18 Aralık 2014 tarihinde Bakanlar Kurulu’nda imzalanarak Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu. Ancak yenilenen seçimler yüzünden yasa kadük oldu.

“Antartika bizim gezegenimizin kalbi”

Profesör Bayram Öztürk, yıllardır bu konuda bayraktarlık yapan isimlerden. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı aynı zamanda.

2014 yılının Kasım-Aralık, 2015 yılının da Ocak-Şubat aylarını kıtada geçiren Prof. Bayram Öztürk, son bir yıldır ‘Neden Antarktika’ adlı kitabını yazmakla meşguldü. Öztürk, kitabını tamamladı.

Kitapta üç önemli ‘neden’e vurgu yapılıyor:

Antarktika’nın insanlık için neden önemli olduğu, Türkiye’nin burada neden bilim üssü kurması ve de araştırma istasyonu için yasal düzenlemelerin bir an önce neden gerçekleşmesi gerektiği.

“Antarktika bizim gezegenimizin kalbi. Çünkü akıntı sistemi, oradaki hayat doğrudan okyanusları ve doğrudan bizleri ilgilendiriyor. Orası, dünyanın en büyük buz kitlesinin olduğu yer. Antarktika kalbinizin sesini duyabileceğiniz tek yer. Çok sakin ve uğruna hiç savaş edilmemiş bir yer. Korunması gereken bir yer ve Türkiye burada rol oynamalı. Türkiye artı yeterince ekonomik ve bilimsel güce ulaştı. Kapasitesi var. Bu işi yapabilir, üs kurabilir. Bu bir prestij mes’elesidir.”

Bayram Öztürk’e göre zaman Türkiye’nin aleyhine işliyor. Zira, 1998’de yürürlüğe giren Çevre Koruma Protokolü 2048’de bitecek. Deniz araştırmacısı Öztürk, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan hatta denize kıyısı bile olmayan Çek Cumhuriyeti’nin de dâhil olduğu 28 ülkenin, 101 araştırma üssünün olduğuna dikkat çekiyor.

“2048 yılında mevcut sözleşme ortadan kalkacak. Dolayısıyla oranın yönetiminin paylaşılması yeniden düzenlenecek. Eğer üs kurarsanız oradaki tüm olaylara, tüm çalışmalara dahil olacağınız anlamına gelir. Masada olmazsanız kimse size bir şey vermez. Bu, kendine güven mes’elesidir. Türkiye orada üs kurarsa küresel konularla ilgilendiğini de göstermiş olur. Bulgaristan, Ukrayna, Çek Cumhuriyeti’nin üsleri var; niye Türkiye’nin yok?”

 Yasa Meclis’ten geçmeli

Yenilenen seçimler, üs kurma projesi için çalışan bilim insanları için vites küçültmeyle eş anlamlı. Ancak şu anda önlerinde herhangi bir engel görünmüyor. Profesör Öztürk, yeni hükümetin üs için kollarını sıvamasını bekliyor.

“Türkiye’nin gündemine geçen yıl soktuk. Meclise getirdik, komisyonlardan geçirdik. Yasa meclise geldi. ancak seçimlerden dolayı kadük kaldı. Bunun hızlandırılması gerekir. 95 yılından bu yana bu işin içindeyim. Antarktika’nın avukatlığını yaptım. Bu konunun daha fazla gündemde olması lazım. Kötümser değilim. Gündeme bizler sokacağız. Çaba veriyoruz. Hükümetle yeniden temasa geçeceğiz.”

En büyük hayalim Türk istasyonu

Öztürk, 4 ayını Japonların üssünde geçirdi. Japonya Kutup Araştırma Ensititüsü’ne kabul edildikten sonra araştırma gemisi Shirase’ye katıldı.  Gemideki 270 personelin 70’i araştırmacı. Japonlar, 1955’ten bu yana Antarktika’da.

“Antarktika benim için sükûnet demek. Su içiyorsunuz; 1 milyon yıl önceki buzun suyu. Üs kurulursa bizler çalışacağız. Öğrencilerimizle birlikte hayalim bu. Yetkililer, duysun sesimizi. Geç kalmayalım.”

Kaynak: Al Jazeera